Etiketler

22 Eylül 2012 Cumartesi

16.09.2005

Belki bu tarih birçok insan için sadece önemsiz günlerden biri ya da benim için ilk görüşte aşkı ifade ettiği gibi bazıları için evlilik tarihini, doğum gününü belki bebeğinin doğumunu ve buna benzer bir çok güzel günü ifade ediyor olabilir.Dilerim bu tarih hatta hiçbir tarih kimseye acı anılar hatırlatasın.
Herkesin hep mutlu anıları kutlanacak bir dolu tarihleri olması dileğiyle.

16.09.2005 benim dolu dolu 7 yıl geçirdiğim bitaneciğim ömrüm hayatımla tanıştığımız ve ilişkimize start verdiğimiz tarih.
Belki böyle yazınca garip gelebilir tanışır tanışmaz çıkmaya mı başladınız diye ?
Biz lise 2 de tanıştık hani herkes alanını seçer yeni sınıflara dağılır ya işte ben o sınıfa ilk girdiğim anda gördüm onu ve kalbim hiç atmadığı kadar hızlı atmaya başladı.
Ben ona bakıyordum oda bana tabi ben çaktırmamak için uğraş veriyorum.
Cool umya hiçbir sey olmamış gibi davranıyorum.
Bu bakışmalar bu şekilde bu tarihe kadar devam etti.
Sonra cuma günü öğle yemeği arasında tanışmaya geldi konuştuk telefon numaraları alındı.
Ve bu şekilde bol nazlı niyazlı konuşmalarımız başladı.
Ne demişler kız evi naz evi :)
Belki ikimizde o gün konuşurken buralara geleceğimizi koca 7 yılı hem ağlayarak hem gülerek beraber geçireceğimizi bilmiyorduk.
Ama sanırım bu işler böyle oluyor aşk beklemediğin bir anda kapını çalıyor.
Bu işler ne zorlamayla ne de çabalayarak olmaz ben buna inananlardanım.
Olmuyorsa zorlamaya hiç gerek yok o sizin kısmetiniz değildir.
Herkesin çok geçmeden hayatının aşkıyla karşılaşması dileğiyle...

Yıl dönümümüze dönersek,
Hayat yoldaşım sağolsun bana caddebostan sahilde piknik tadında bir akşam yaşattı.
Kendi elleriyle yemek pişirdi.
Resimi dikkatli incelerseniz kartonda 16.08.2005 yazıyor halbuki bu 16.09.2005 olmalıydı.
Benim akıl küpümün o an aklı neredeyse yanlış yazmış.
                             
Bir lokanta edasıylada mönü de hazırlamış.
(Dikkat burada da tarih yanlış yazılmış.)
Çeşidimiz az ama senin için ellerimle hazırladım dedi.
Tabiiki de ben hazır olarak önüme konulmuş açık büfedense elleriyle hazırladığı az ama öz yemeği tercih ederim.
İçinde emek olan herşey takdire şayan olduğu gibi her zaman daha özeldir.
Gecenin ilerleyen saatlerinde roman arkadaşlar bize mini bir müzik ziyafeti sundular.
Çocuk gerçekten klarnetin hakkını veriyordu.
Buda beni beklemekten eriyip bitmiş çikolatalı meyve sepetim.

Gecenin son sürprizi de mini havai fişek gösterisiydi.
Gerçekten çok hoştu.
Hepsi için buradan Ahmetcim e tekrar teşekkür ediyorum.
Seni Seviyorum.
Mutluluğumuzun bir ömür boyu devam etmesi dileğiyle...
( Ne çok dilekli bir post olmuş :) )

Hiç yorum yok: